|
|
TDS Söyleşi : Tarkan Ustael Taşıt Tasarımcısı
Türk otomotiv sektörü hızla gelişmeye devam ederken, bu gelişime bireysel katkılar da göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaşıyor. Ülkemizdeki birçok otomotiv firmasının tasarım beklentilerine cevap veren ayrıca ”Etox-Zafer” adlı spor otomobilin tasarımcısı ve üreticisi Tarkan Ustael de bu kahramanlardan yalnızca biri. Çoğumuz onu Etox ile tanıyoruz ancak her gün şehir içi ulaşımda kullandığımız çoğu minibüsün ve otobüsün tasarımında da onun imzası var.Son projesi ise İstikbal mobilya için yaptığı otomobil-karyola tasarımı.
Merhaba Tarkan Bey, öncelikle sizi tanımak isteriz. Tasarım serüveniniz mesleki anlamda ne zaman ve ne şekilde başladı?
| İlk olarak 1996 yılında Kocaeli’ de Odim ( Otomotiv dizayn işlem merkezi ) otomotivde tasarımcı olarak çalışmaya başladık. Askere gidinceye kadar 2 yıl orada çalıştım. Orada o zamanki adı Fargo araçların askeri araçlara dönüşüm proje eskizlerinde çalıştım ve çok güzel tasarımlar hazırladık. 1999 yılında asker dönüşü bir yıl kadar otomotivden uzak bir işle uğraşmak zorunda kaldık. Tasarıma olan merakımız ağır bastı ve bir tasarım ofisi açarak tekrardan piyasa edinmeye çalıştık. O dönemde tanıştığım ve bu günlere gelmemde büyük emeği olan Engin Okvuran’ la tanıştım. Her zaman yanına koşa koşa gider acaba bu defa yeni neler öğretecek diye heyecanlanırdım; ama ben de çalışkan bir öğrenciydim, sürekli yanına değişik ve yeni tasarımlarla giderdim. Bu da engin beyin çok hoşuna giderdi. Bana kalem ve kâğıt verirdi hatta nasıl boyayacağımı gösterirdi. Bugün bile araya zaman girse de sürekli ziyaret etmeye çalışırım Engin Bey’i.
Bunu özellikle belirtmek istedim en azından bu röportajımızı okuyan genç arkadaşlarımız kendilerine bir ölçü çıkarsınlar diye.
| Bu zaman zarfında ülkemizde bir firmada tasarımcı olarak çalışmak istedim fakat doğrudan otomotiv tasarım eğitimi almadığım ve İngilizcemiz olmadığı için çok fazla ısrarcı olamadık. Sürekli çalışmak için teklifler aldık ama iş işten geçmişti zaten. Yetenekli insanların hele hele otomotiv tasarımı gibi bir dalda bazı öncelikleri olması gerekli diye düşünüyorum ben. Eğitim tabi ki şart ama yeteneksiz bir eğitim kesinlikle bir işe yaramaz yani sanayi ile buluşamaz. Ben isterdim ki büyük firmalar yetenekli birkaç gencimizi alıp yetiştirsinler. Tersi durumda eğer tasarımcı olmak istiyorsanız sizler kendinizi yetiştirmelisiniz. Kendimizden örnek vermeye çalışırsam; bilgisayar şart; bizler tamamıyla kendi imkânlarımızda Photoshop, Autocad, Photoımpact ve son olarak Catia V5 programlarını kullanmasını öğrendik, kara kalem ve boyama zaten ilk başlardaki favori çalışma araçlarımızdı. Derken bir sürü donanıma sahip hale geldik ve tasarımdan para kazanmaya başladık. Maalesef ülkemizde yalnızca tasarım yeterli değil, kalıp işini de bilmeniz gerekmekte. (Sac, polyester vb.) 2002 yılı sonrasında Bursa’da yerli üretim yapan firmalarla tanıştık ve bu işteki profesyonel hayatımız başlamış oldu.
|
 | |
 |
 |
Endüstriyel tasarım alanında ne gibi faaliyetleriniz var?  Şu an Kocaeli’ den Bursa’ya taşımakta olduğum Otomotiv Dizayn İşlem Merkezi adında bir firmam bulunmakta. Burada ülkemizdeki çeşitli otomotiv sanayimize hizmet veren otomotiv firmalarımıza tasarımlar hazırlamaktayız. Son 4 yılda yapmış olduğumuz tasarım referanslarımızdan birkaç örnek vermeye çalışayım: - Türkkar otobüs fabrikasına 14 kişilik bir minibüs tasarımı, - Türkkar otobüs fabrikasına 34 kişilik 9 metre lüks otobüs tasarımı, - Güleryüz Cobra otobüs fabrikasına 9 ve 11 metrelik otobüs tasarımları, - Pi-Makine’ ye özel kara yolları araç tasarımları, - Farba A.Ş’ ye üniversal far, stop ve fuar stant tasarımları, - Ertex’e Etox tasarımı, prototip ve üretim aşamalarının tümü, - Boztekin otomotiv’e özel kar araç tasarımları. Bursa’da bir yıl içerisinde tamamlayacağımız birde tasarım stüdyomuz olacak. Bu stüdyoda tasarımdan prototip üretimine kadarki tüm aşamaları yapabileceğiz. Etox kariyerinizde dönüm noktası olsa gerek. Etox hakkındaki detaylardan bahseder misiniz? Evet Etox benim için çok özel bir proje… Aslında ülkemiz için çok özel bir proje olduğunu düşünüyorum. Burada biz tabuları yıktığımızı düşünüyorum. Proje bana geldiğinde çok heyecanlandım açıkçası. Sonrada sektördeki büyüklerimize sordum, çoğunluk bana gülmüştü hatırlıyorum da. 2.5 yılımı verdim, toplamda 50.000 km yol yaptım, testleri de dahil hepsinde bulundum. Öyle ki ABS fren testlerinde bile ben kendim kullandım ve 17 gün sürdü. Etox benim bir evladım gibi oldu. Şu an Bursa’ dayım ama Etox’u özleyince söylüyorum sağ olsun Ercan bey hemen yolluyor ve hasret gideriyoruz, birlikte dolaşıyoruz. Bazen de ben gidip alıyorum. Bu işin duygusal tarafı... Teknik tarafında ise tüm mühendislik çalışmalarının yapımında kullanılmış olması. Projeyi aldıktan sonra kil model aşamasında İtalyanlar ve İngilizlerle tanışma fırsatım oldu. Ankara’ya geldiler ve bize gülmüşlerdi. Bu projeyi hiçbir zaman bitiremeyeceğimizi söylemişlerdi. Yapımında modern tasarım süreçlerinin hepsini kullandık ve sonradan bizlerin yaptığına dair sıkıntıya girmemek için her gün 00:10 da fotoğraf ve kamera çekimlerini yaptık. Sonuçta İTÜ’ ( OTAM ) de test süreçlerine başladık ve alnımızın akıyla çıktık, tip onay belgesi yani üretim belgesini aldık. Şu aşamada 100.000 km’lik testleri devam etmekte ve bazı sistemler, motorlar denenmekte. Geldiğimiz noktada 2000cc ve 192 hp’lik bir dizel motorda karar kılmış durumdayız. Dünyada ki ekonomik durgunlukta göz önüne alınırsa testlerine devam edeceğiz. Bu zamanı testlerle geçirmeyi planladık. Neticede Etox ülkemizin ‘’G’’ segmentte ilk spor otomobili olarak tarihe geçmiştir. Bu arada spor otomobil üretmeye çalışan birkaç firma daha bulunmaktadır. Onlara da başarılar dilerim buradan. | 
|  |
 |
 |
Otomotiv tasarımındaki deneyimlerinizi mobilya tasarımına aktardığınız mobilya projeniz gerçekten ilgi çekici. Projenizde ne gibi deneyimleriniz oldu?  Birkaç yıldır buda moda oldu mobilya sektöründe. Bizimde üretim planımızda vardı aslında araba yatakları imal etmek. Projeye başladıktan sonra İstikbal Mobilya ile bağlantı kurduk ve İstikbal’le anlaştık. Genel anlamda tasarım ve kalıp aşamasıyla ilgili olarak gerçek bir otomobilden hiçbir farkı yok. Aynı aşamaları bunda da takip etmek zorunda kaldık, yani işi basite alıp kolaylaştıramadık ve tüm gerçek süreci izlemek zorunda kaldık. Bu proje de ayrı bir otomobil oldu aslında. Geçen hafta fuarda ziyaretçi olarak fuara gittik, insanların sizin tasarladığınız bir araba hakkında yorum yapmaları ve onlara kulak misafiri olmak çok güzel bir duygu. Türkiye’de otomotiv tasarımı sizce ne seviyede? Çıtanın daha da yükseltilebilmesi için önerileriniz nelerdir?
 Maalesef ülkemizde yüzde yüz otomotiv tasarımı yapılmamakta. Bu konuda yine de Ford – Otosan bir numara. Engin Bey’in çok büyük çabaları var, sıkıntıları da vardır muhakkak ama yinede bir yerlerden başlamak gerekli. Dünyadaki en derin uçurum yaptım ile yapacağım arasındaymış. Sürekli hayal kurarak hiçbir yere varamayız. Eksik de olsa bir yerlerden başlayarak kendimizi geliştirmeye çalışmalıyız. Otomotiv sektörümüze yön veren büyüklerimizin çok daha cesaretli olmaları gerekmektedir. Bu gün ülkemizde otomotiv tasarımı ile ilgili çok donanımlı tasarımcılar bulunmakta. Gençlere şans vermeliler, destek olmalılar. Tasarımın sosyal ve kültürel alandaki etkileri hakkında neler düşünüyorsunuz?  Firmasal bazda bakarsak; geçmişten bu güne gelebilmiş, gelecekte de var olabilmenin hesapları tasarım yani AR-GE’den geçmekte. Buna vakıf olan firmalarımız yoluna devam edecekler, aksini düşünenler tasarımı önemsemeyenler kaybolup gideceklerdir hiç şüphesiz. Hayatın kendisi bir tasarımdır, bir tasarım harikasıdır ve her şey o kadar sistematik çalışmaktadır ki bu da Yaradan’ın ne kadar yüce olduğunu gösterir.Canlı yada cansız, bir sivrisinek ya da bir çiçek ya da tabiatta bir nesne tam bir tasarım harikasıdır aynı zamanda. Tüm bunlar düşünen ve bir şey yapma gayretinde olan insanlar için bir şey ifade eder, aksi takdirde doğar, yaşar, yaşlanır ve ölürüz amaçsızca. Amaç, bizden sonrakilere yaşanabilir bir dünya bırakmaksa her şeye yeniden ve bu gözle bakmamız lazım ki yaşamamız bir anlam kazansın. İşte tam bu noktada millet olarak zafiyetlerimiz bulunmakta. Düşünmeyi hayal etmeyi boşu boşuna geçirilmiş bir zaman olarak görürüz. Oysa büyük başarılar hep bir hayalle başlar. Yeni güne etrafımızdakileri bu gözle inceleyerek başlarsak, farklı bir geleceğin bizleri beklediğine olan inancımız tekrar gelir. Dünyaya bakış açımız değişir. Bu dünyanın bize ait olmadığını, dünyayı gelecek nesillerden emanet aldığımızı hatırlarız. |
Kariyerinize dair yakın gelecekte ne gibi planlarınız var?  Otomotiv tasarımına gönül vermiş ve şu an bu işten para kazanan bir kişi olarak stüdyo ile ilgili hayallerim bulunmakta. Şimdiye kadarki hayallerimi gerçekleştirdiğime göre, bundan sonraki hayallerimi de gerçekleştiririm diye umut etmekteyim. Önemli olan hepimizin umutlarının gerçekleşmiş olmasıdır. Gençlerimize tavsiyem, çok yetenekli arkadaşlarımız var ama hepsini istihdam edecek kadar tasarımda özerk bir otomotiv sektörümüz yok. Bu nedenle ufak da olsa kendileri bir yerlerden başlayarak piyasada kalıcı olmayı tecrübe etmeye çalışsınlar. Bu eğitimde ülkemizdeki okullarda yok maalesef. Çok da otomotiv tasarımına odaklanmasınlar ya da otomotiv tasarımını olmazsa olmazları yapmasınlar. Tasarımı insanların hayatını kolaylaştırmak için yapacaklarsa bunun sonsuz yolu var. Otomotiv tasarımı yalnızca biridir. Bana yer ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. |
OTOTREND Mayıs 2009
Furkan Bilal İyin – Tarkan Ustael 04.02.2009
Copyright © Turk Design Studio: Türkiye`nin Taşıt Tasarım Stüdyosu Tüm hakları saklıdır. Yayınlanma: 2009-06-05 (808 kez okundu) [ Geri Dön ] |
|
|
|
| |