Tasarımlarıyla son günlerde isminden sıklıkla söz ettiren Uğur Şahin, başarısının sırrını açıkladı: “Bir tasarımın insanlarda gerçekçi bir etki bırakması, onca fikrin arasından sıyrılıp öne çıkmasını sağlar.”
HAYAL ÖTESİ GERÇEKLİK
Öncelikle sizi daha yakından tanıyalım.

Çanakkale doğumluyum ve yirmi beş yaşındayım. Üniversite eğitimimi Hollanda’da tamamladıktan sonra kendi ismimi taşıyan UgurŞahinDesign (USD) tasarım şirketimi kurarak hep hayal etmiş olduğum otomotiv tasarımı branşına giriş yaptım. Şu anda bir buçuk senedir faaliyette olmamıza rağmen emin bir şekilde kendimizi bu çok rekabetli branşta profile etmeye çalışıyoruz.
Son birkaç yıl içerisinde yapmış olduğunuz tasarımlarınızla otomotiv tasarım dünyasına başarılı bir giriş yaptınız. Bu başarılı başlangıcı neye borçlusunuz?

Sizinde belirttiğiniz gibi son birkaç senede yayınlamış olduğum tasarımlar ve projeler otomotiv tasarımı dünyasında ve özellikle basında büyük ilgi görerek ismimin bu branşta tanınmasını sağladı. Sanırım bu başarının başlangıcını kesin olarak belirlemek benim için bile güç; çünkü üniversite eğitimim sırasında yapmış olduğum Audi Locus ve Lamborghini SPIGA konseptlerimi sadece etrafımdakilerle değil de çok daha büyük bir izleyici kitlesiyle paylaşmak istedim ve ilk olarak bu projelerimi “Deviantart” ve “Carbodydesign” web sitelerinde yayınladım ve o noktadan sonra ilgi kendi kendine büyümeye başladı. Sanırım sonuçta bunun sebebi, sadece birkaç kişinin beğendiği değil de, büyük kitleler tarafından beğenilen tasarımlar yapmış olmam diye düşünüyorum. Benim ulaşmak istediğim nokta normalde bir araba tasarımcısının izlediği yoldan çok farklı. Büyük otomotiv şirketleri için çalışmak yerine kendi ismimi branşta profile etmeye çalışıyorum.
Üretilmesi planlanan Corvette Z03 tasarımınızın hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? Süreç nasıl gelişti ve bu üretim kararı sizin için de sürpriz oldu mu?

Corvette Z03 projesinin ilk kıvılcımı bir buçuk sene önce şirket ortaklarımdan biriyle bir araba müzesini gezerken parladı. Müzede özel bir Corvette bölümünde gezerken Corvette markasının ilk başlangıcından bugüne kadar üretmiş olduğu bütün arabaları bir arada görmek sanırım ikimizin de kanını kaynattı ve markanın geçmişine saygı gösteren ve aynı zamanda günümüzün modern tasarım anlayışlarını bir arabada birleştirmeye çalışan Corvette Z03 konseptini tasarladım ve bunu otomotiv basınında yayınladık. Büyük ilgi gören bu proje için ilk 3 hafta içinde otuza yakın müşteri bizimle irtibata geçti. Sadece bir konsept olmasına ve fiziksel bir model olmamasına rağmen Z03 birçok kişiyi etkilemeyi başardı. Şu anda üretim aşamasını en iyi şekilde yapabilmek için, gerek organizasyon gerekse üretim kalitesini yüksek tutabilmek için planlar yapıyoruz. Zaten belirttiğimiz gibi yüksek sayılarda bir üretim söz konusu değil ve limitli bir üretimin olması da projenin seçkinliğinin çok büyük oranda artmasına sebep oluyor.


Otomobil tasarımının günümüzde ve yakın gelecekteki seyri hakkında görüşleriniz neler?

İlk otomobilin icat edilmesinden beri insanların otomobillerinin estetik görünümlerine son derece önem vermiş olmaları bu sektörün ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu önemin sürekli arttığını hepimizin bildiği gibi gelecekte bunun çok daha önem kazanacağını düşünüyorum. İnsanlar sürekli kendi karakter ve zevklerini ifade eden araçları seçmekte ve gelecekte teknolojinin de üretim konusunda son hızla ilerlemesi dolayısıyla “kişiselleştirme” kavramının artacağını sanıyorum. Sonuçta kendinizi ifade eden bir araçla yola çıkmak her otomobil fanatiğinin istediği bir durum. Bunu gerçekleştirebilmek için de kişiye özel tasarım yapma kavramı otomatikman ortaya çıkan bir konu. 70-80 sene önce ortaya çıkmış olan ve günümüzde çok daha sıklıkla görmeye başladığımız “Coachbuilding” yani kişiye özel tasarım yapma kavramının gelecekte otomotiv tasarımı dünyasında giderek önem kazanacağını düşünüyorum.
İnternette yayınlanan binlerce otomobil tasarımı var ve birçoğu gerçekten dikkat çekici, profesyonel seviyede yapılmış. Onca fikrin arasından sıyrılıp öne çıkmanın püf noktası nedir?

Evet, sürekli internette birbirinden başarılı ve çekici çizimler, tasarımlar hepimizin gözüne çarpmakta. Bunlardan bazıları sizin de belirttiğiniz gibi profesyonel seviyede yapılmış diyebiliriz. Bu kadar kalabalık ve rakipli bir ortamdan ön plana çıkmanın birden fazla püf noktası olduğunu düşünüyorum. Bunlardan en önemlisi yapılan tasarımların gerçekçilik seviyeleri. Hemen hemen her otomobil tasarımcısı bir Hollywood filminden fırlamış gibi görünen egzotik ve üretilmesi neredeyse imkansız olan tasarımlar yaratabilir fakat sonuçta bu fikirler hepimizin de şahit olduğu gibi “konsept” sıfatından “üretim” seviyesine geçerken birçok özelliklerini kaybetmekteler. Hâlbuki ilk başlangıçta bir tasarımcı sınırları iyi analiz ederek mümkün olduğunca gerçekçi bir tasarım çizerse, gören herkesin düşüncesi “bunu üretebiliriz” olur ve bu nedenle tasarım hak ettiği ilgiyi görür. Bunun önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Tabi ki bu demek değildir ki tasarımcılar hayal güçlerini kısıtlasınlar ve basit formlar ve fikirler çizsinler. Demek istediğim şu ki; bir tasarımın insanlarda gerçekçi bir etki bırakması bu tasarımın onca fikrin arasından sıyrılıp öne çıkmasını sağlar. Bunun yanı sıra, tasarımın oranları, çizgilerin ve yüzeylerin bütünlüğü ve detayların birbirleriyle ahenk içinde olmaları diğer önemli faktörler. Birbirleriyle uyuşmayan fikirlerin bir tasarım üzerinde bir araya gelmeleri olumlu bir etki yaratmamakla beraber çok itici bir etki yaratabilir.

Türkiye’de otomobil tasarımı ile ilgili hayalleriniz var mı?

Kesinlikle. Hepimizin bildiği gibi ülkemiz “üretim” konusunda gayet ilerlemiş bir durumda olmasına rağmen otomotiv tasarımı kavramının neden Avrupa ve dünyaya kıyasla geri bir durumda olduğunu anlamakta hep güçlük çektim. Hâlbuki ülkemizde yetişmiş olan ve yeteneklerini gösterme, sunma imkânları çok az olan birçok gencimiz var. Bu tür gençlere gerekli imkân sağlansa çok büyük bir otomotiv tasarım sektörünün ülkemizde de oluşması çok kolay bence. Benim kişisel olarak da büyük hayallerim olmasına rağmen şu ana kadar sadece basından ve yaptığım tasarımları beğenip destekleyen bir kitleden başka herhangi bir önemli ve büyük bir organizasyonla iletişimim söz konusu olmadı. Bildiğiniz gibi büyük planları uygulamak için gerekli yatırımların yapılması gerekmekte ve bu imkânlar sağlandığı takdirde dünyayı titretecek derecede etkili projeler gerçekleştirmemiz hiç de hayali bir düşünce değil. Umarım bu tür bir destek ve imkân gelecekte önümüze çıkar. Bu konuda çok ciddi çalışmalar yapabiliriz.
Son olarak, otomobil tasarımı ile ilgilenen kişilere önerilerinizi almak isteriz.

Otomobil tasarımıyla ilgilenen kişilere özellikle kendi yeteneklerini sunmakta güçlük çeken gençlerimize tavsiyem kendilerine olan güvenlerini hiç kaybetmeden gerçekçi adımlar atarak bir hedef belirlemeleridir. Sonuçta hareket eden her nesnenin bir hedefi olduğu gibi bu hedefi önceden görebilmek ve ona göre hareket etmek en mantıklı durumdur. Otomotiv tasarım dünyasında oluşan gelişmelerin yanı sıra genel olarak “tasarım” konusundaki gelişmeleri çok yakından takip etmek bir kişinin mümkün olduğunca etkili tasarımlar yaratmasında büyük rol oynar.
Furkan Bilal İyin –Uğur Şahin OTOTREND Ekim 2009


